Seçim vaadleri ve Diasporanın gerçek ihtiyaçlari

Seçim arifesindeyiz ve partiler vaadlerini dile getiriyorlar. Avrupa için vaad edilen, kolay boşanma, arabaları türkiyeye götürebilme yada türkçe dil ve kültür kursları gibi olması gerekenlerin yanında birde biz avrupalıların acilen ihtiyaç duydukları hususlar da vaadler arasına alınıp en kısa zamanda gerçekleştirilmeli. Hükümet ve seçime katılan partiler tarafından bu isteklerimizin ciddiye alınmasını ve seçimden önce onaylanmasını talep ediyoruz.

1. Avrupada hukuki temsiliyeti destekleyen vakıfların kurulması

Artan kurumsal ve toplumsal ırkçılığın karşısında vatandaşlarımız birey olarak büyük mağduriyetler yaşamaktalar. Türkiye bu konuda Avrupada yaşayan vatandaşları ve müslüman azınlıklara, ırkçılığa, ayrımcılığa, ötekileştirmeye karşı önlem alan hukuki altyapıyı sağlayacak güçlü vakıfları acilen kurmalı. Bu vakıflar, hukuki temsil ve danışma, bireylerin ve toplumların bu alanlarda avukat masraflarını üstlenen ve altyapısını sağlayan kurumları bir an önce faaliyete geçirmeli.

2. Diasporanın gelişmesi ve korunması adına akademik raporlama ve analizlere öncülük yapan Think-Tankler

Seta´nın yayınladığı islamofobya raporu gibi, çok daha geniş bir altyapısı ve daha fazla akademik yerli ve yabancı uzmanların katılımı ile yerel konular üzerinde çalışma yapan kurumlar için maddi altyapı sağlanmalı. Bu merkezler yerel olmalı ve bağımsız bir şekilde müslüman azınlıklara karşı örneğin avusturya gibi ülkelerde tek taraflı siyasi incelemelere karşı, bilimsel anlamda ciddi alternatif oluşturacak sosyolojik araştırmaları yayınlamalı.

3. Kültürel diyalog ve iletişim için avrupaya medya kuruluşları

Dünyanın her bir tarafında türk diasporasının altında ezildiği sorunların aynı olması bir tesadüf olmasa gerek. Farklı kültürlerin birbirlerini daha iyi anlayabilmeleri için, yanlızca yüzeysel bir tercüme yeterli olmamakla birlikte, aynı zamanda kültürel anlamda paradigmaların anlatılması ve tercüme edilmesi son derece önemli. Aksi takdirde her değerimiz, bir tehlike – her iyi niyetli girişimimiz, negatif bir algı olarak geri dönmeye devam edecektir. Yaşadığımız toprakların anavatanımızla iletişimini Diasporada yaşayan genç nesilin üstlenmesi elzemdir. Avrupalı türklerin bakış açısından, bağımsız, her iki ülkenin propagandasından uzak ilmi habercilik ve yayıncılık yapan güçlü kurumlara start verilmesi.

4. Piskoloji ve kişisel gelişime yatırım fonu

Avrupada yaşayan insanların, iki kültür arasında kalmalarından kaynaklı sosyal ve aile yapısını zedeliyici sorunlar buradaki uzmanlar tarafından tam anlamıyla anlaşılamamakta. Çözüm burada mesleki temel eğitimini tamamlamış ve/ veya eğitimi süren kişilere burslar sağlanarak kültürel hassasiyetlere dayalı bir ek eğitim hizmeti sunulması. Bu ileriye dönük önemli bir yatırım olacaktır. Bunun için pedagoji/ piskoloji alanlarında avrupa genelinde yapılan seminerlere veya yüksek lisans programlarına katılım için burs programı veya maddi destek verilebilir. Aynı zamanda Türkiyede bu konularla ilgili eğitimler sağlanabilir. İkisini harmanlayarak sosyal ve toplumsal sorunlara Avrupa bakış açılı ama kültürel hassasiyetleri temel alan çözümler bulmak mümkün olacaktır.

5. Toplantı salonları ve aktivizm alanları

Müslüman ve türk diasporasının aktif olarak etkinlik düzenleyebileceği toplantı salonlarının olmayışı yada yönetilemiyor oluşu büyük bir engel. Bugüne kadar anca dini teşkilatların finanse edebildiği mekanlar, siyasi ve toplumsal çalışmalara kullanılamamakta. Buna karşın örneğin Viyanada bulunan „Wonder“-binası, yıllardır boş durmakla birlikte, yönetilememekte. Bu mekanlar bizlerin imkanlarına sunulmalı ve aktif hale getirilmeli. Bağımsız olarak farklı görüşlerden insanlara ve avusturya toplumunda azınlıklar adına çalışan gençlerimizin hizmetine açık olmalı. Aynı zamanda yerel halkada bir katma değer ve kültürel buluşma noktası teşkil etmesi şartdır. Buna benzer salonlar Avrupanın bir çok ülkesinde olmalı ve profesyonel olarak yönetilmeli, gençlerimiz bu kuruluşlarda istihdam edilmeli.

6. Avrupa´ya milletvekili kontenjanı

Avrupadaki türk diasporasına seçim hakkı getirilmesi, nekadarda uzun süre diasporanın isteklerinden biri olmuş olsada, mevcut konjektürde türk toplumunun huzurunu tehlikeye atan, ve ırkçılığa doğru kayan avrupanın eline en ciddi kozları veren unsurlardan birtanesi haline gelmiştir. Avrupa´nın Türkiye tarafından, ve Türkiyemizin Avrupa tarafından anlaşılamıyor olmasına karşın, ciddi bir sayıda diaspora türklerine vekil olabilecek temsilcilerin TBMM de yer alıyor olması önemlidir. Bursa ilimizden 18 milletvekili, avrupadan 1 yada 2 vekil ile verim almanın mümkün olmayacağı malumdur. Aynı zamanda avrupa siyasetinde genç nesilin yer alması ve iki toplumun menfaatleri için çalışması teşvik edilmelidir.

X. Genel hususlar ve dikkate alınması gereken gerçekler

Genel olarak avrupada görev yapan ateşeler, vakıf ve kurum başkanları avrupada yetişmiş insanlardan oluşmalı. Görev yaptıkları ülkelerin diline, yoluna yordamına hakim olmayan insanlara bunca saldırı altında olan müslümanın sorumluluğunu yüklemek sorumsuzluktur. Irkçı İslamyasasını avusturyada önlemesi gerekenler, almanca haberleri dahi okuyamadıklarından dolayı yasa çıkana kadar bu durumdan haberdar olamadılar ve görev sürelerinin bitmesiyle birlikte bu sorumluluktan kurtulmuş oldular. Başımıza örülen bu sorunlar ile müslüman azınlıklar olarak yanlız bırakılan bizlere daha uzun vadeli ve nitelikli çözümler gerekmetedir. Yerel ve hızlı çözümlere ihtiyacımız var bu yüzden vakıflar ve diasporadan seçilmiş nitelikli ve liyakatlı insanların bu vakıfların yönetiminde yer alması elzemdir. Ankaradan haber beklemekten ziyade, hızlı ve dinamik bir çözüm mekanizması işlemeli. Özellikle Diasporada merkezci bir yönetim ile hantal ve basiretsiz yapılara yol açmaktayız.

Propaganda değil hakkaniyet baz alınmalıdır. Diasporada yaşayan insanların durumu türkiyedeki yaşayan her topluluktan farklıdır ve kıyaslanamaz. Dolayısıyla avrupa ülkelerinde yaşayan insanların hassasiyetleri dikkate alınmalı. Kutuplaşmadan uzak durulmalı, karşılıklı atışmalardan uzak durulmalı, nitekim bu avrupada yanlızca sağcı ve ırkçı partileri güçlendirmekte ve diasporada yaşayan türkler birinci derecede mağdur olmaktalar. Aynı zamanda Türkiyedeki partilerin avrupada temsilcilik açmak yerine, insanlarımızın bu ülkelerin siyasetinde verimli bir şekilde yer almasını desteklemelidirler.

Share Button

Hinterlasse einen Kommentar?